Solun Doğusu

Doğu'nun Kıyısından

  

Kadrajın Doğusu

  Filipinlerde siyasi cinayetlere son !

ILPS'den

RSS Takibi


Seylan Maoistleri'nden Yaklaşan Başkanlık Seçimleri Üzerine PDF Yazdır E-Posta
Wednesday, 23 December 2009

 Trans Currents, Aralık 2009

Mahinda, Sarath ve İnsanlığa Karşı İşledikleri Korkunç Suçlar

Sevgili Yoldaşlar, Dostlar, görevdaşlar,

Eğer arkasındaki sinsi şeytaniliği bilmeseydik yaklaşan seçimlerin komik olacağını söyleyebilirdik. Görevdeki devlet başkanı Mahinda Rajapakse ve emekli general Sarath Fonseka arasındaki çatışmalar ve her iki tarafça ileri sürülen argümanlar tek kelimeyle dejenerasyon ürünüdür.

Bu ikisi, ülkede hüküm süren yeni sömürgeci siyasi düzenin ne kadar bozulduğunu ve alçaldığını gözler önüne seriyor. Aynı madalyonun iki yüzünü temsil eden, ya da bağımsız, ilerici, demokratik, devrimci ittifakın ortak adayı Yoldaş Vickremabahu’nun söylediği gibi bir engereğin zehirli dişlere sahip iki kafası olan bu adayların ikisini de reddediyoruz.

Bu seçim, Sinhala-Budistlerin ve diğer bütün sömürülen ve ezilen sınıfları, milliyetleri ve etnik-dinsel toplulukların dahil olduğu ezilen kitleleri Küresel Emperyalist Sermaye’ye adak olarak kurban etmek için hazırlanmış ölümcül bir tuzaktır.

Bu tarihsel bağlamda, Seçim Kampanyası Komitesi’nin (ECC) aktüel olaylar hakkında ilgilileri haberdar kılmak ve gelişmelere dair analizler sunmak amacıyla düzenli bir haber güncellemesi yayınlamayı kararlaştırdığını duyurmaktan dolayı mutluyuz. Bu seçimin son derece şeytani bir aldatmaca oyunu olduğu gerçeğinden hareketle bu adayların yaptıkları açıklamaların ve sergiledikleri acıklı akrobatik cambazlıkların arkasındaki gerçek politikaları açığa çıkarmak zorundayız, böylelikle kendi bağımsız kurtuluş yolumuzu seçebiliriz.

Savaş Suçları:

Her iki taraf da birbirini savaş suçu işlemekle itham ediyor. Diğer savaş suçlarının yanı sıra, her iki taraf, silahlı güçlerin, teslim oldukları halde aralarında Velupillai Pirapaharan ve ailesinin de bulunduğu LTTE önderliğinin büyük kısmını katlettiği suçlamasını yapıyor. Bu iğrenç suçların doğrudan sorumlusu kim olursa olsun, asıl sorumlular, toplu olarak bu savaşı yönetmekten sorumlu Devlet ve Mahinda Chintanaya Rejimi, Genelkurmay başkanı Mahinda Rajapakse ve kardeşi olan Savunma Bakanı Gotabhaya Rajapakse’dir.

Tamil ulusal mücadelesi ve önderliğinin büyük kısmı yok edilinceye kadar savaşı böylesine acımasız, merhametsiz bir hale  getiren rejimin kendisiydi. Savaşın temel stratejisini tasarlayan ve koordine eden Savunma Bakanlığı’ydı. Savaşı siyasi olarak yöneten, bunların efendileri olan “uluslararası toplum”un sivillerin yaşadığı korkunç acılar ve çok bariz insan hakları ihlalleri karşısında anlaşma için müzakere yapılmasını istemesine rağmen koşulsuz bir askeri çözümü dayatan Devlet başkanının kendisiydi.

Bu elbette ki, o son derece iyi niyetli General’in bu savaşı saf, su katılmamış, kana susamış ırkçı bir zevkle yürüttüğü ya da sorumluluktan kurtulduğu gerçeğini değiştirmiyor. O da en az hizmet ettiği rejim kadar militarist-şovenist bir savaş çığırtkanıdır. Bu köhnemiş ve yozlaşmış yeni sömürgeci Kapitalist devletin bu şerefli temsilcileri, halka ve tüm insanlığa karşı işledikleri korkunç suçlar için halka hesap verecektir! Nasıl affederiz, nasıl unuturuz!

Emperyalizmin Piyonu:

Emekli General Sarath Fonseka’nın ABD-Batı Emperyalizminin bir piyonu olduğu iddiası doğrudur. Peki ya görevdeki devlet başkanı Mahinda Rajapakse? Birleşik Devletler ile ABD’ye, dünyanın 1 numaralı terörist-emperyalist devletine, adadaki bütün askeri tesislere –kara, deniz ve hava– serbest erişim olanağı tanıyan “Tedarik ve Karşılıklı Hizmet Anlaşması” imzalayan onun “yurtsever” hükümetiydi.

Hatırlarsınız, bu anlaşma ilk kez, zamanın Başbakanı, iyi bir Yanki taraftarı, Ranil Wickremasinghe başkanlığındaki UNF hükümeti tarafından imzalanmak üzereydi ki Seylan Komünist Partisi (Maoist) öncülüğündeki Sol ilerici, yurtsever güçler ve Sol Cephe kitleleri harekete geçirmiş ve sözleşmeyi paramparça etmişti.

İnsan Hakları, Yolsuzluk ve İktidarın Kötüye Kullanımı:

Şimdilerde, gerici şovenist Mahinda kampının iflas etmiş ideolojik ajanları, iyi niyetli emekli General Sarath Fonseka tarafından yapılan yolsuzluklardan bahsediyor. Nihayetinde, bu asalak Komprador iktidarının bütünü, emperyalist kar ve talanın ganimetlerinden pay almıştır. Dile getirdikleri bu suçlamayla, bizden Mahinda Chinthanaya rejimi altındaki eşi görülmemiş boyutlardaki yolsuzluk ve ihlalleri unutmamızı ve affetmemizi istiyorlar. Mig 27 olayından, Lanka Logistics, Mihin Air, Maga Naguma’dan kim sorumlu? Yolsuzluklar hiçbir zaman bu aşamaya gelmemişti daha önce.

Yine, ülke içinde yerlerinden edilmiş, aralarında yaşlıların, çocukların ve yaralı, hasta ve hamile kadınların bulunduğu 300.000 Tamil’in kuzeydeki toplama kamplarında, gayri insani koşullarda hapsedilmesinden kim sorumlu? 17 insani yardım çalışanının korkunç bir biçimde katledilmesinden, beş Tamil öğrencisinin öldürülmesinden, Joseph Pararajasingham, Ravijav, Lasantha Wickrematunga suikastlerinden kim sorumlu tutulacak?

Bütün bu iğrenç suçların yanında, kendilerine karşı herhangi yasal bir suçlama getirilmemiş 12.000 politik tutsağın çeşitli tutsak kamplarında tutulması suçunu da eklemek gerekiyor. Tissainayagam’ı serbest bırakmak ya da 12.000 politik tutsak sorununa yönelmek ARTIK bir işe yaramayacak. Bunlar yalnızca seçim için yapılmış iğrenç manipülasyonlardan başka bir şey değildir. Bununla birlikte bu talepler için kitleleri harekete geçirmeye devam edeceğiz.

 Mahinda – Douglas Anlaşması

Devlet başkanı Mahinda Rajapakse’nin, seçimlerde kendisini desteklemesi karşılığında Douglas Devananda’nın öne sürdüğü on talebini kabul ettiği ortaya çıkmıştır. Şimdinin iyi niyetli yaşlı Duggie’si Tamil Ulusal Kurtuluş Mücadelesi ve LTTE’nin yok edilmesi için yürütülen savaşa şevkle destek veriyordu. Bu mücadeleyi ve önderliğinin büyük kısmını ortadan kaldıran soykırımsal askeri seferberlikten o da eşit derecede sorumludur. Tamil halkının yaşadığı acılardan, büyük insani krizden ve ihlallerden o da sorumludur.

Şimdilerde, şovenist-militarist Mahinda Chinthanaya rejiminin bu şerefli bakanı, kendi kaderini tayin hakkı dahil Tamillerin hakları için öne çıkıyor. Tamil ulusunun cenaze törenine katılıp bu kan festivalinde payı olanlar şimdilerde ortaya çıkıp onlar adına bu ölü bedenin ayağa kalkması çağrısında bulunuyorlar. En azından ölünün şerefine saygı duyun! Elbette ki ölüler ve yaşayanlar, yenilenmiş bir kanla toprak haklarını almak için merhametsiz bir öfke ve intikamla kendilerini yakıp yok eden bu kan emici akbabalara ve vampirlere karşı yeniden ayağa dikilecek!

Aralarındaki bu anlaşma her ikisi için de bazı gerçek çatışmaları ortaya çıkardı. Açık ki Mahinda, Tamil yurdu kavramını ve kendi kaderini tayin hakkını kabul etmiş durumda. Fakat böylesi akrobasilere nasıl dahil olabilir? Devlet başkanlığı konuşmasında, tarihi Tamil yurdu kavramı ve kendi kaderini tayin hakkı dahil Tamil ulusu kavramını reddettiğini açıklamıştı.

Ardından Tamil ulusu ve devleti fikrini tasfiye etmek için bir savaşa önderlik etti. Douglas’la yaptığı bu oportünist uzlaşma, kendi kampında kaçınılmaz çatışmalara yol açmaya mahkum. JVP bu anlaşmaya saldırmaya başladı bile. JHU, MEP ve diğer şovenist güçlerin de saldırılarına maruz kalacak, elbette, kendilerinden beklenebileceği üzere, politik çıkarlar için ruhlarını satmazlarsa. Silahlı kuvvetlerin de bir ikileme düşeceği açık. “‘Anayurt’ ve üniter devlet için kanımızı döktük ve şimdi kanımız ve feda ettiklerimiz, bu oportünist politikacının politik kariyerini sürdürmesi için pazarlık konusu yapılıyor.” Zavallı Mahinda, kaybetmesinin kendisi ve aile hanedanlığı için rezil ve ölümcül bir son olacağını bildiği için politik kariyeri uğruna ruhunu satmak zorunda kalacak.

Pekala! Demek Tamil ulusunun kendi kaderini tayin hakkını tanımayı istiyorsunuz. Sizi selamlıyoruz. Bu temel demokratik hak için hayatımız pahasına mücadele verdik, veriyoruz. Bu hakkı savunduğumuz için hain olarak damgalandık ve takip edildik. Pek çoğumuz, saldırıya uğradı, tehdit edildi ve öldürüldü. Hatta Yoldaş Bahu, bu cesur tavrından dolayı JVP tarafından vurularak öldürüldü.

Evet, eğer geleneksel Tamil yurdu ve Tamillerin kendi kaderini tayin hakkı fikirlerini tanıma konusunda ciddi ve dürüstseniz, bölgedeki askeri üsleri, yüksek güvenlikli bölgeleri dağıtın ve silahlı kuvvetlerinizi geri çekin; bu bölgeye vali olarak ordu komutanlarını atama politikasından vazgeçip Kuzey ve Doğu’yu yeniden birleştirerek Tamil ulusunun kendi kaderini tayin  hakkını kapsayan politik bir çözüm sunun. Ve bunu bu seçim kampanyasının bitiminden önce gerçekleştirin. Doguie ve Mahinda, halkın bir kısmını o da yalnızca bir süre için kandırabilirsiniz fakat bütün halkı her zaman için kandıramazsınız. Tarihin öğrettiği bir ders bu.

Sivajilinguam, bağımsız aday olarak öne çıktı. En azından, bu mektupta dile getirdiğimiz gerçeklerin farkına varacak bir bilince sahip. Bağımsızlığı için kendisini kutluyoruz. Bizimle birlikte kampanya yürütmeyi kabul etti.

Özgürlük ve demokrasi adına ortak adayla yola çıktık. Dinlemeye ve öğrenmeye hazırız. Ortak devrimci-demokratik taleplerimizi ileriye taşımak için buradayız. İlkelerimiz ve inançlarımız uğruna en yüksek bedelleri ödedik ve ödemekten çekinmeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun sözümüzün arkasında duracağız. Bu, uzun bir yolculuğun ve özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yalnızca bir başlangıcı.

Seçim Kampanyası Komitesi – Propaganda Komitesi adına

Yoldaş Surendra

Seylan Komünist Partisi (Maoist)

Türkçeleştiren: Solun Doğusu

 

 
< Önceki   Sonraki >
Locations of visitors to this page